kizlan köyü datca
 
www.kizlan.net
KIZLAN KÖYÜ  
  FACEBOOK KIZLAN KÖYÜ
  KIZLAN RESİM GALERİSİ
  ANASAYFA
  KIZLAN KÖYÜ
  KIZLAN FOTOĞRAFLARI
  SOSYAL AKTİVİTELER
  DATÇA
  DATÇA FOTOĞRAFLARI
  DATÇA TARİHİ
  KNİDOS TARİHİ
  UYDUDAN DATÇA
  DATÇADA İKLİM
  DATÇAYA ULAŞIM
  ÖNEMLİ TELEFONLAR
  OTOBÜS İŞLETMELERİ
  ŞEHİRLER ARASI MESAFE
  ZİYARETÇİ DEFTERİ
  İLETİŞİM
  giriş
Google
knidos tarihi

 Knidos bilim, mimarlık ve sanatta da ileri bir kentti. Tarihin büyük astronomi ve matematik bilimcisi Eudoksus, doktor Euryphon, ünlü ressam Polygnotos ve dünyanın yedi harikasından biri sayılan İskenderiye Feneri’nin mimarı  Sostratos burada yaşadı.Doktor Euryphon ve öğrencileri zamanının ikinci büyük  tıp okulunu Knidos’ta kurdular.Eudoksus’un geliştirdiği ve dönemin büyük buluşu olan güneş saati, ören yerinde bugün de görülebiliyor.Knidos, bölgenin en etkileyici ören yeridir. Mutlaka bir fırsatını bulup görmelisiniz.Knidos önce bugünkü Datça ilçe merkezinin 1.5 km kuzeydoğusunda Dalacak burnu üzerindeki Burgaz mevkiinde kurulmuştu. Sonra Yarımadanın batı ucundaki Tekir Burnu üzerine taşındı.Karadan, kendi aracınızla Knidos’a gidecekseniz eğer, Datça’dan Marmaris yönüne doğru çıkacaksınız, Knidos sapağından sola dönüp 33 Km. gideceksiniz. (Yolun girişinde 35 Km. yazıyor, ama biz 33 Km. ölçtük.) Yol ören yerine kadar yapılıp asfaltlandı. Ören yeri girişinden sonra yürüyeceksiniz.Yol boyunca en çok badem ağaçları göreceksiniz. Datça’lılar bademlerine toz kondurmuyorlar ve ülkede en güzel bademin Datça’da yetiştiğini söylüyorlar. Şubat’ta çıkan ama bizim Nisan’da tatma şansı bulduğumuz çağla bademe on üzerinden on numara verdik. Datça’da bademi incirin içine koyup fırına veriyorlar ve başka hiçbir yerde görmediğimiz bir tatlı türü yapıyorlar.Sapaktan sonra Knidos’un surları yer yer yolda size eşlik etmeye başlıyor.

 Antik kentin girişinde bir gişe ve müze görevlisinin lojmanı var. Yarımada’nın en uç noktasındasınız, güney ve kuzey yönlerinde iki ayrı koy var. Hangi taraftan rüzgar alıyorsa öteki taraf sakin. Ege’nin nereden bitip, Akdeniz’in nereden başladığı bilinmez ama görüşlerden biri ayrım noktasının Datça yarımadası’nın Knidos’un kurulduğu bu uç noktası olduğu yönünde.Antik kentte açıklayıcı tabelalar gezmenizi kolaylaştırıyor. Ören yerinin genel planı ise sadece İngilizce.Tarihçi Strabon kenti kıyıdan Akrapolise doğru yükselen bir tiyatroya benzetiyor. İç ve dış limanı ikiye ayıran yarımada üzerinde özel binalar, iç limanın üzerinden Akropolis’e hafif bir eğimle yükselen yamaçlarda oluşturulan setlerde ise topluma hizmet veren binalar kurulmuş. Doğu batı yönünde uzanan 10 metre genişliğindeki 4 ana cadde setler üzerinde düz olarak yerleşmiş, caddeler arasındaki bağlantı ise merdivenlerle ve eğimli dik sokaklarla sağlanmış.Şehir 4 km’yi bulan surlarla çepeçevre sarılmış. Askeri liman ile Akropol arasında ve güneydeki ticari limana kadar geniş bir alanı kaplıyor.

 Deveboynu olarak bilinen yarımada eskiden adaymış. Baş kısmı karaya bağlanarak her iki yanında suni liman oluşturulmuş. Dolgu alanına da geçişte kullanılmak üzere bir kanal açılmış. Kuzey limanı askeri amaçla kullanılıyor, her iki yanında yuvarlak kontrol kulesi bulunuyor ve ağzı zincirle kapatılıyordu. Kontrol kulelerinden güneyde olanı bugün ayakta. Güneydeki iç liman ise daha büyük ve ticari gemilerin yanaştığı limandı.Knidos’un biri 20.000 diğeri 5.000 kapasiteli iki tiyatrosu var. Güneyde, ticari limanın yakınındaki küçük olanı. Akropoldeki büyük tiyatro ise,  taşları ve mermerleri 19. yüzyılda gemilerle götürüldüğü için bugüne ulaşamamış.Ören yerinin en güzel noktası, her iki limana hakim konumdaki Afrodit Tapınağı’dır. Yuvarlak planlı tapınağın çapı 17 metreydi. Afrodit heykeli tapınağın ortasındaydı. Kapılar heykele açılıyordu. Şimdi heykelin sadece kaidesi görülüyor. Ören yeri gezisinin ilginç noktalarından biri de Mevsimleri ve zamanı gösteren güneş saatidir. En tepede Apollon Tapınağı var ve kent oraya doğru bir tiyatro gibi yükseliyor. Aşağıdaki Tiyatronun hemen üzerindeki Korint tapınağı mimar Stratos’un eseriydi.Apollon tapınağına giden yolun ortasındaki terasta bulunan Dor tapınağı üzerine erken hristiyanlık döneminde kilise yapılmış.Ören yerine yapılan kiliselerin renkli mozaiklerle kaplı tabanları bugün de görülebiliyor. Kurtarma kazıları 1996’dan beri sürdürülen ve bugüne kadar üçte ikisi tamamlanan Stoa, MÖ 3. yüzyılda Knidos’un ünlü mimarı Sostratos tarafından yapılmış. 113 metre uzunluk ve 16 metre genişlikteki yapıda 5x3.80 m.lik küçük odalar meydana getirilmiş. Odaların hepsi güneye meydana açılmaktaydı.Kentte yapılan kurtarma kazılarından buluntular ören yerindeki küçük müzede sergileniyor.                                                                                                                           Knidos antik çağda en çok Çıplak Aphrodite heykeli ile ünlenmiş. Praksiteles’in yaptığı heykel o kadar güzelmiş ve o kadar ünlenmiş ki, heykeli görmeye başka kentlerden insanlar gelirmiş. O zamana kadar tanrı heykelleri çıplak yapılır ama tanrıça heykellerinin sadece gerdan ve bir göğsü açık olurdu. Dünyadaki ilk çıplak tanrıça heykeli buydu. Knidoslular parlak dönemleri geride kalıp yoksullaştıklarında bile Bithynia Kralının büyük para önerisini geri çevirip heykelleriyle birlikte sıkıntıya katlanmayı seçtiler. Bu heykel bu güne kadar bulunamadı ama kaidesi yerinde duruyor. 1967-77 yılları arasında Amerikalılar heykeli bulmak için sondaj kazıları yaptılar. Sonra sondaj kazıları Türkiye tarafından yasaklandı. Knidos önce Datça merkezinin 1.5 km kuzeydoğusunda Dalacak Burnu Burgaz mevkiinde kurulmuştu Dorlar tarafından. Knidos, Dorların kurduğu diğer 6 şehrin (Bodrum’da Halikarnassos, İstanköy’de Kos, Rodos’ta Ialisos, Kamiros ve Lindos) merkeziydi.MÖ. 7. yüzyılda şehir gelişip kalabalıklaşıyor. Pers saldırısına direniyor ancak sonra teslim oluyor. Şehir, 6 Dor şehir devletinin bilim, dinsel ve sportif alanları kapsayan Dor şenliklerine de ev sahipliği yapıyor.Knidos’un Tekir Burnu’na taşınmasından sonra buradaki yerleşim tamamıyla terk edilmiyor. Stadia ismiyle varlığını sürdürüyor, sonra da Datça’ya dönüşüyor. Burgaz öreni deniz seviyesinden 12 m kadar yükselen küçük bir yarımadanın üzerindedir. 400 m uzunluktaki yarımada çevresi surlarla çevrili.Dolaşırken sağa sola saçılmış çanak çömlek parçacıkları dikkatinizi çekecek. Ören yerinde kazı ve kurtarma çalışmaları sürüyor.Bağcılık, şarapçılık ve zeytincilikte büyük gelişme gösteren, şarapları her yerde aranan şehirde çok sayıda şarap üretim ve depolama yeri olduğu da biliniyor. Kalıntıların bir bölümü de bu yapılara ait.
HAVA DURUMU  
  Bu websitesinin sahibi "Top liste" ekstrasını daha aktive etmemiş!  
Reklam  
   
Bu Siteyi 62418 ziyaretçiGezdi
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=